top of page

Elden Verilen Borcun Tahsili ve İcra Takibi Nasıl Yapılır? Elden Verilen Para Alacağında İspat, İcra Süreci ve Tahsilat Yolları

  • Yazarın fotoğrafı: ibrahiimbozkurt
    ibrahiimbozkurt
  • 8 Ağu
  • 4 dakikada okunur

Elden Verilen Borç Nedir?


Günlük hayatta ve ticari ilişkilerde sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri de kişilerin birbirlerine elden para vermesidir. Özellikle yakın akrabalar, arkadaşlar, iş ortakları veya ticari ilişkiler içerisinde bulunan kişiler arasında banka transferi yapılmaksızın nakit para verilmesi oldukça yaygındır.


Ancak borcun geri ödenmemesi halinde alacaklı açısından ciddi ispat sorunları ortaya çıkabilmektedir. Çünkü banka dekontu, havale kaydı veya resmi bir ödeme belgesi bulunmadığında, borcun varlığının ortaya konulması daha güç hale gelmektedir.

Buna rağmen elden verilen para alacaklarının tahsili mümkündür. İcra ve İflas hukuku kapsamında borçlu aleyhine icra takibi başlatılabilir ve gerekli şartların oluşması halinde haciz işlemleri uygulanabilir.

Ancak sürecin başarıyla sonuçlanabilmesi için alacağın hukuken ispat edilebilir olması büyük önem taşımaktadır.


Elden Verilen Para Hukuken Borç Sayılır mı?

Evet.

Bir kişinin diğerine verdiği para, belirli şartlar altında ödünç sözleşmesi (karz sözleşmesi) kapsamında değerlendirilebilir.

Borç ilişkisinin doğabilmesi için mutlaka noter huzurunda sözleşme yapılması zorunlu değildir.

Aşağıdaki unsurların bulunması halinde borç ilişkisinin varlığı kabul edilebilir:

  • Tarafların anlaşması,

  • Paranın teslim edilmiş olması,

  • İade edilmesi konusunda irade bulunması,

  • Ödemenin bağış niteliğinde olmaması.

Ancak uyuşmazlık halinde bu durumun ispat edilmesi gerekir.

Elden Verilen Borç Nasıl İspatlanır?

Elden verilen para alacaklarında en önemli konu ispattır.

Mahkemeler ve icra mercileri, yalnızca "ben para verdim" şeklindeki beyanı yeterli görmemektedir.

Bu nedenle alacaklı elindeki delilleri dikkatle değerlendirmelidir.


Yazılı Belge Varsa

En güçlü delil yazılı belgedir.

Örneğin;

  • Borç senedi,

  • Borç ikrarı,

  • El yazılı taahhüt,

  • Tarihli ödeme belgesi,

  • Alacak sözleşmesi

borcun ispatında büyük önem taşır.

Bu tür belgeler varsa icra süreci çok daha güçlü şekilde yürütülebilir.


Mesajlaşmalar ve Dijital Deliller

Günümüzde birçok borç ilişkisi WhatsApp, SMS veya e-posta üzerinden konuşulmaktadır.

Örneğin;

  • "Parayı aldım."

  • "Borcu ay sonunda ödeyeceğim."

  • "Bana verdiğin 500.000 TL'yi geri göndereceğim."

şeklindeki yazışmalar önemli delil niteliği taşıyabilir.

Mahkemeler somut olayın özelliklerine göre bu tür kayıtları değerlendirmektedir.


Tanık Delili Kullanılabilir mi?

Tanık delili bazı durumlarda kullanılabilir.

Ancak belirli miktarın üzerindeki hukuki işlemlerde yazılı delil zorunluluğu gündeme gelebilmektedir.

Bu nedenle yalnızca tanık anlatımına dayanmak çoğu zaman yeterli olmayacaktır.

Yine de diğer delillerle birlikte tanık beyanları destekleyici nitelik taşıyabilir.


Elden Verilen Borç İçin İcra Takibi Başlatılabilir mi?

Evet.

Alacaklı, elden verdiği paranın geri ödenmediğini düşünüyorsa ilamsız icra takibi başlatabilir.

Bu takip türü uygulamada genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi olarak adlandırılmaktadır.

İcra ve İflas hukuku kapsamında en sık kullanılan takip yollarından biridir.


Elden Verilen Borç İçin İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

1. Yetkili İcra Dairesinin Belirlenmesi

Öncelikle yetkili icra dairesi belirlenmelidir.

Genellikle;

  • Borçlunun yerleşim yeri,

  • Sözleşmenin ifa yeri,

  • Taraflarca kararlaştırılan yer

yetki bakımından önem taşımaktadır.

2. Takip Talebinin Hazırlanması

Alacaklı tarafından icra müdürlüğüne başvurulur.

Takip talebinde;

  • Alacak miktarı,

  • Faiz talebi,

  • Borçlunun bilgileri,

  • Alacağın açıklaması

yer alır.

Takip talebinin verilmesiyle birlikte icra dosyası açılır.

3. Ödeme Emrinin Gönderilmesi

İcra müdürlüğü tarafından borçluya ödeme emri gönderilir.

Borçluya;

  • Borcu ödeme,

  • Borca itiraz etme,

  • Takibi kabul etme

hakları bildirilir.


Borçlu İtiraz Etmezse Ne Olur?

Borçlu yasal süresi içerisinde itiraz etmezse takip kesinleşir.

Bu durumda alacaklı;

  • Haciz,

  • Maaş haczi,

  • Banka hesabı haczi,

  • Araç haczi,

  • Taşınmaz haczi

talep edebilir.

Takibin kesinleşmesi, alacağın tahsili bakımından önemli bir aşamadır.

Borçlu İtiraz Ederse Ne Olur?

Elden verilen para alacaklarında en sık karşılaşılan durum borçlunun itiraz etmesidir.

Borçlu;

  • Borcun bulunmadığını,

  • Paranın bağış olduğunu,

  • Ödemenin geri yapıldığını

iddia edebilir.

İtiraz üzerine takip durur.

Ancak alacaklının hukuki hakları devam eder.


İtirazın İptali Davası

Borçlu itiraz ettiğinde alacaklı itirazın iptali davası açabilir.

Mahkeme;

  • Yazılı belgeleri,

  • Mesaj kayıtlarını,

  • Tanıkları,

  • Banka hareketlerini,

  • Taraf beyanlarını

inceleyerek karar verir.

Alacağın varlığı ispat edilirse takip devam eder.

Ayrıca şartların oluşması halinde icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir.


Borç İkrarının Önemi

Borçlunun herhangi bir şekilde borcu kabul etmiş olması alacaklı açısından son derece önemlidir.

Örneğin;

  • Mesaj yoluyla borcu kabul etmesi,

  • Ödeme sözü vermesi,

  • Kısmi ödeme yapması,

  • Yazılı beyan vermesi

borç ikrarı niteliğinde değerlendirilebilir.

Bu tür kayıtlar davanın kazanılmasında belirleyici rol oynayabilir.


Elden Verilen Borçlarda İhtarname Gönderilmeli midir?

Her ne kadar zorunlu olmasa da uygulamada noter ihtarnamesi gönderilmesi faydalı olabilmektedir.

İhtarname ile;

  • Borcun miktarı belirtilir,

  • Ödeme talep edilir,

  • Temerrüt oluşturulur,

  • Faiz talebinin dayanağı güçlendirilir.

Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda ihtarname gönderilmesi tavsiye edilmektedir.

Elden Verilen Borçlarda Faiz Talep Edilebilir mi?

Evet.

Şartların oluşması halinde alacaklı faiz talebinde bulunabilir.

Faiz başlangıcı;

  • Sözleşme tarihi,

  • Vade tarihi,

  • İhtar tarihi,

  • Temerrüt tarihi

esas alınarak belirlenebilir.

Faiz hesabının doğru yapılması önemlidir.

Bu nedenle birçok kişi süreci bir İcra avukatı aracılığıyla yürütmektedir.


Takip Kesinleştikten Sonra Haciz Süreci

Takibin kesinleşmesi sonrasında alacaklı haciz talebinde bulunabilir.

Borçlunun;

  • Banka hesapları,

  • Maaşı,

  • Araçları,

  • Taşınmazları,

  • Şirket hisseleri,

  • Üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları

haczedilebilir.

İcra ve İflas hukuku kapsamında haciz işlemleri, tahsilatın temel aracını oluşturmaktadır.


Banka Hesaplarının Haczi

Elektronik haciz sistemi sayesinde borçlunun banka hesapları tespit edilebilmektedir.

Hesaplarda bulunan tutarlar üzerinde bloke uygulanabilir.

Daha sonra söz konusu meblağ icra dosyasına aktarılabilir.


Maaş Haczi

Borçlu ücretli çalışan ise maaş haczi uygulanabilir.

Kanuni sınırlar çerçevesinde maaşın belirli kısmı kesilerek icra dosyasına gönderilir.

Bu yöntem özellikle düzenli geliri bulunan borçlular bakımından etkili sonuç vermektedir.


Araç ve Taşınmaz Haczi

Borçlunun adına kayıtlı araç veya taşınmaz bulunması halinde haciz uygulanabilir.

Daha sonra;

  • Kıymet takdiri yapılır,

  • Satış işlemleri başlatılır,

  • İhale gerçekleştirilir,

  • Satış bedeli alacaklıya ödenir.

Yüksek tutarlı alacaklarda bu yöntem sıklıkla kullanılmaktadır.

Elden Verilen Borçlarda Zamanaşımı

Her alacak sonsuza kadar talep edilemez.

Bu nedenle zamanaşımı sürelerinin dikkatle takip edilmesi gerekir.

Alacağın niteliğine göre farklı süreler uygulanabilmektedir.

Hak kaybı yaşanmaması için alacağın uzun süre bekletilmemesi önem taşır.


Elden Verilen Borçlarda En Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  • Yazılı belge alınmaması,

  • Senet düzenlenmemesi,

  • Tanık dışında delil bulunmaması,

  • Mesaj kayıtlarının saklanmaması,

  • İhtarname gönderilmemesi,

  • Zamanaşımının kaçırılması,

  • Borçlu bilgilerinin eksik olması.

Bu hatalar tahsil sürecini önemli ölçüde zorlaştırabilmektedir.


Elden Verilen Borçlarda Hukuki Destek Neden Önemlidir?

Elden verilen para alacakları, ispat açısından en karmaşık uyuşmazlık türlerinden biridir.

Çünkü çoğu zaman;

  • Banka kaydı bulunmamakta,

  • Yazılı sözleşme yapılmamakta,

  • Senet düzenlenmemekte,

  • Taraflar yalnızca sözlü anlaşmaktadır.

Bu nedenle sürecin başından itibaren deneyimli bir İcra avukatı tarafından değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Birçok durumda doğru delillerin toplanması ve doğru hukuki yolun belirlenmesi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.


Sonuç

Elden verilen para alacaklarının tahsili mümkündür. Ancak bu tür uyuşmazlıklarda en önemli konu, borç ilişkisinin ve para tesliminin hukuken ispat edilebilmesidir. Yazılı belgeler, borç ikrarları, mesaj kayıtları ve diğer deliller alacağın tahsilinde büyük önem taşımaktadır.

Borçlu hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir; itiraz edilmemesi halinde haciz işlemlerine geçilebilir. Borçlunun itiraz etmesi halinde ise itirazın iptali davası açılarak alacağın varlığı mahkeme önünde ispatlanabilir.

İcra ve İflas hukuku alanında uzman bir İcra avukatı tarafından yürütülen süreçler, özellikle ispat sorununun bulunduğu elden verilen para alacaklarında büyük avantaj sağlamaktadır. Deneyimli bir hukuk bürosu desteğiyle delillerin doğru şekilde değerlendirilmesi, icra takibinin etkin biçimde yürütülmesi ve tahsilat ihtimalinin artırılması mümkün olmaktadır. Bu nedenle yüksek tutarlı alacaklarda profesyonel bir hukuk bürosu ile çalışılması hak kayıplarının önlenmesi açısından son derece önemlidir.

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


KVKK Politikası

Gizlilik ve Çerez Politikası

İlgili Kişi Başvuru Formu

©2026 Bozkurt & Demirci. Bu internet sitesindeki tüm içerik ve logo üzerindeki fikri ve sınai mülkiyet hakları tarafımıza aittir.

bottom of page